10 sorudan oluşan testimizi çözmeye hazır mısınız? Testin son bölümünde sonuçları görebilirsiniz.

Sorular kurumuzun hızlı okuma kitabından alınmıştır. Kopyalanması, izinsiz kullanılması yasaktır. Anlayışınız için teşekkür ederiz.

0%
0

10 dakikanız var. Başarılar.

Testimiz bitti. Sonucu görebilirsiniz.


LGS 3

LGS hazırlanan öğrenciler için yeni nesil paragraf soruları sunmaya devam ediyoruz. Bu testimizde 10 sorudan oluşmaktadır. Başarılar dileriz.

1 / 10

(I)Gençken gösteriş olsun diye okurdum, faydası bile yoktu okumalarımın bana. (II) Sonradan ise tesadüfen tanıştığım biri entelektüel karakterimin oluşmasında etkili oldu, baştan başa bir entelektüel değişim yaşadım (III) Daha sonra eski bir edebiyat öğretmeni ve çiçeği burnunda bir yazar olduğunu öğrendiğim bu kişi sayesinde gerçek okumanın, gerçek kitabın ne olduğunu anladım. (IV) Şimdi elimden kitabı düşürene aşk olsun, kitap bana hayatı öğretti, empati yapmayı öğretti her şeyden önce gerçek anlamda kimliğim ve kişiliğim okuduğum kitaplar sayesinde şekillendi.

Bu metinde parçanın yazarının söylediklerinden yola çıkarak numaralandırılmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisini söyleyemeyiz?

2 / 10

. Maymunun biri ağacın tepesinden, ırmağa ağ atan balıkçıları izlemektedir. Balıkçılar, ağlarını atıp giderler. Maymun ağaçtan iner, yerdeki ağlardan birini alıp tıpkı balıkçılar gibi ırmağa
atmaya kalkışır. Fakat eli ayağına dolaşır ve ağlara takılır. Bağırarak balıkçılardan yardım ister, “Yalvarırım kurtarın beni!” diye bağırır. …Takıldığı ağla birlikte suların derinliklerinde kaybolup gider.

Bu paragrafta boş bırakılan yere akışa göre hangi cümlenin gelmesi uygun değildir?

3 / 10

17 - 18. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

(I) Kültür, sahibinde fikir bünyesi haline gelmiş bilgidir, gıdanın döne dolaşa damarlarımızda kan haline gelişi gibi. (II) Kimse bize kilerindeki erzakı gösterip o miktarda kan sahibi olduğunu iddia edemez, kimse ansiklopedi ezberleyip kültürlü olmaz. (III) Kültür, bilgi sahibi olmak değil, bilme hassasına ermektir, bilme hassasına eren, bilmediği şeylerin de bir nevi âlimidir. (IV) Nasıl ki parası olan, satın alamadığı şeylerin de bir anlamda sahibi... Bütün bilgilerin kaynağı idrak çilesini çekmiş ve bir dünya görüşüne varmış, her insan kültürlüdür. (V) Bunun içindir ki üniversitelerde ve bilhassa ilim fakültelerinde talebe, bir şey öğrenmekten ziyade nasıl öğrenileceğini öğrenir.

Aşağıdakilerden hangisi bu metindeki son cümleyle aynı doğrultudadır?

4 / 10

17 - 18. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

(I) Kültür, sahibinde fikir bünyesi haline gelmiş bilgidir, gıdanın döne dolaşa damarlarımızda kan haline gelişi gibi. (II) Kimse bize kilerindeki erzakı gösterip o miktarda kan sahibi olduğunu iddia edemez, kimse ansiklopedi ezberleyip kültürlü olmaz. (III) Kültür, bilgi sahibi olmak değil, bilme hassasına ermektir, bilme hassasına eren, bilmediği şeylerin de bir nevi âlimidir. (IV) Nasıl ki parası olan, satın alamadığı şeylerin de bir anlamda sahibi... Bütün bilgilerin kaynağı idrak çilesini çekmiş ve bir dünya görüşüne varmış, her insan kültürlüdür. (V) Bunun içindir ki üniversitelerde ve bilhassa ilim fakültelerinde talebe, bir şey öğrenmekten ziyade nasıl öğrenileceğini öğrenir.

Bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

5 / 10

İstanbul Lisesinde okudu. Çok ağırbaşlı olduğunu söyleyenlere ben pek inanmıyordum. Benim tanıdığım Ahmet Nuri daha farklıydı. Dost canlısıydı. Cin fikirliydi, okulun ödül aldığı projelerde hep onun adı geçerdi. Mayası bozuk kişiler çevresinde fink atıyordu. Her nedense dostlarını seçme konusunda hünerli değildi. Yazmaktan zevk alırdı, şiir, hikâye, roman, okurdu. Sanatın her alanına meraklıydı. Siyaset onun ilgi alanı değildi. Siyaset ile arasına mesafe koymuştu.

Yukarıda sözü edilen kişi Ahmet Nuri ile ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?

6 / 10

Güçlüspor’un teknik direktörü Hakan Uslu, bir maç sonunda oyuncular ile sohbet etmektedir. Sahada takımın oynadığı oyun ile ilgili futbolcularla sohbet eden Hakan Uslu, sohbetini şu sözlerle tamamlamıştır :“Sizi sahada tanıyamadım. Haftalardır mücadele ediyoruz, alın teri döküyoruz, size inanıyorum, bu dökülen alın terlerimizin bir anlamı olması lazım. Ancak şunu söyleyebilirim ki bu futbol anlayışı ile şampiyonluğu da “balık kavağa çıkınca” görürsünüz.”

Bu metne göre teknik direktör Hakan Uslu futbolcularına söylediği “balık kavağa çıkınca” sözü ile ne demek istemiştir?

7 / 10

Amerikalı ünlü bir eski siyasetçiye: Beş dakikalık bir konuşma için ne kadar hazırlık yapmanız gerekir? “ diye sorulunca “ En az iki hafta.” demiş.” Peki, yarım saatlik bir konuşma için?” diye sorulunca: “ Konuşmaya hemen başlayabilirim”. demiş.

Bu parçadan çıkarılabilecek sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

8 / 10

Ünlü Amerikan otomobil üreticisi Chevrolet’nin büyük satış beklentisiyle çıkardığı Nova modeli, en yakın pazar olan Latin Amerika’da istenen satış miktarına bir türlü ulaşamamıştı. Orta
Avrupa’da belli bir satış rakamına ulaşan firma marka aynı başarıyı Latin Amerika ülkelerinde gösterememişti. Acaba Latinler otomobilin biçimini mi beğenmediler, yoksa fiyatı mı fazla geldi diye araştırılırken gerçek ortaya çıktı: “Nova” sözü İspanyolca ’da “gitmiyor” (nova) anlamına geliyormuş.

Buna göre söz konusu firma ürün pazarlarken nerede bir hata yapmıştır?

9 / 10

Her gece iki üç film izleyen film ve televizyon tutsakları neyse bir veya iki günde bir roman bitiren de aynı bence. Otobüste, trende, vapurda, yatakta kitap okuyanlar… Kitabı sadece bitirmek hırsıyla okuyanlar… Çok var böyleleri. Ama böylelerinin yaptığı övgüye değer değil bence. Kitapla kavga ediyorlarmış gibi geliyorlar bu gibi insanlar bana her nedense. Ben okurken düşünen, yapıtı yeniden zenginleştirerek kafasında yaratanları överim. Okuduğunuz kitapların sayısı değil, size o kitapların ne kattığı önemli.

Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafta anlatılanlarla çelişmektedir?

10 / 10

Çalışmaya zaman ayırın
Başarının bedeli budur.

Düşünmeye zaman ayırın
Güçlü olmanın kaynağı budur.

Çevrenize nazik davranın
Mutluluğa giden yol budur

Gülmeye zaman ayırın
Ruhunuzun müziği budur.

Wolfgang Goethe

Aşağıdakilerden hangisi yazarın yukarıda verdiği öğütlerle ilgili değildir?

Sınav sonucunuzu görmek için formu doldurunuz.

Skorunuz

Ortalama Puanınız 0%

0%

PARAGRAFTA ANLAM

Bir dili güzel ve çarpıcı olarak kullanabilme, büyük ölçüde, okumakla olur. Okuma nasıl dili güzel kullanmayı etkilerse bir dili bütün sanatlarıyla, söz oyunlarıyla bilinçli olarak kullanma da hemen her alanda kişilerin iç ve dış dünyasını zenginleştirip genişletir.

Bir paragrafı anlayarak okumak, bir matematik problemini çözmeye benzer. Bir problemi çözmek için onu oluşturan öğeleri değerlerine göre kullanmak aralarındaki bağlantıyı doğru kurmak bir zorunluluktur. Bunun gibi bir paragrafı anlamak, birbiriyle bağlantılarını kurmak gerekir. Ayrıca, yansıttıkları düşünceyi ve düşünsel düzeni görmek de bir gerekliliktir.

PARAGRAF:

Bir düşünceyi tam olarak anlatabilmek için bir araya getirilen cümleler topluluğudur.

ANLATIM TEKNİKLERİ

Yazar yazısını oluştururken yazıda vereceği mesajın türüne ve okuyucuda uyandırmak istediği etkinin niteliğine göre bir yöntem belirler biz bunlara anlatım teknikleri diyoruz.

BETİMLEYİCİ ANLATIM


• Nesnelerin ayırt edici özellikleriyle birlikte anlatılmasına denir.
• Kelimelerle resim çizme sanatıdır.
• Asıl önemli unsur gözlemdir.
• Zaman sabittir.
• Sıfatlara bolca başvurulur.

Not:

Betimleyici anlatım ile öyküleyici anlatım birbiriyle karıştırılmamalıdır. Öykülemede olaylar, kişi veya kişilerin başından belli bir yerde, belli bir zamanda geçer, Betimlemede ise zaman, işler halde (hareketli)değildir yani durgundur. Buna fotoğraf ve film örneğini verebiliriz: Fotoğrafta zaman, olay ve varlıklar donmuştur. İşte betimleme bu donmuş durumun kelimelere dökülmüş şeklidir. Oysa filmde zaman, olay ve varlıklar hareket halindedir. İşte öykülemede belli bir zaman aralığında geçen olayları
anlatan bir film gibidir.

Not:

Bir paragrafta bazen birden fazla anlatım biçimi kullanılabilir.

ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM


• Bir olayın zaman ve şahsa bağlı olarak anlatılmasına denir.
• Asıl önemli unsur olaydır.
• Zaman işler durumdadır.
• Genellikle ‘di’ li geçmiş zaman kullanılır.

AÇIKLAYICI ANLATIM


• Herhangi bir konu hakkında en kısa yoldan okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla yazılmış metinlere denir.
• Ansiklopedi maddeleri, ders kitapları, fıkra ya da
makale türü yazılar açıklamaya örnek olarak verilebilir.
• Bilgi verme amacı güdülür.

TARTIŞMACI ANLATIM

  • Sahip olunan düşünceyi başkalarına kabullendirmek amacıyla başvurulan bir yöntemdir tartışma yapılırken düşünceleri kuvvetlendirmek
  • amacıyla örneklerden ve sahasında uzman kişilerin görüşlerinden faydalanılabilinir.
  • Tartışma genellikle bir sohbet havası içinde geçer soru sorma yönteminden faydalanılır.
  • Önce karşıt görüş verilir. Sonra kendisinin doğruluğu karşıt görüşün yanlışlığı anlatılır.

COŞKU VE HEYECANA BAĞLI (LİRİK) ANLATIM

  • Coşku ve heyecana bağlı (lirik) anlatım daha çok şiirlerde karşımıza çıkar.
  • Heyecanlarımızı, mutluluklarımızı, coşkularımızı, sevinç ve üzüntülerimizi dile getirirken okuyucuda duygusal ve düşünsel etkileyen, her okuyucuda genel olarak farklı duygu ve düşünceler çağrıştıran hatta aynı metni farklı zamanlarda okurken bile farklı duygu ve düşüncelere götürebilen anlatım türüdür.
  • Anlatılanlar genellikle şairlerin ruh hallerini yansıtır.
  • Bu anlatım türünde dini duyarlılık, derin düşünce, yüceltme gibi hallerde dile getirilir.
  • Sözcük ve sözcük gruplarına kazandırılan imgelemlerle sağlanır.
  • Az sözcükle çok şey anlatılmaya çalışılır. Anlam yoğundur.
  • Her okuyucuda farklı anlamalar yansıtan sözcük ve sözcük grupları kullanılır.
  • İmge, alışılmamış bağdaştırmalar, söz sanatları sıkça kullanılır.
  • Sözcükler genellikle mecaz anlamalarıyla kullanılır.
  • Şairler dil kuralları dışında da sözcükleri kullanabilir.
  • Anlatımı güçlendirmek için ahenk unsurlarından (uyak, kafiye, aruz ölçüsü, hece ölçüsü, serbest ölçü, asonans, aliterasyon, sözcük tekrarları.. vb.) yararlanılır.
  • Düz yazılarda da karşımıza çıkar. Şiirlerde daha etkilidir.
  • ”Ben” merkezli bir anlatım ağırlıklıdır.
  • Dilin heyecana bağlı işlevi ile şiirsel işlevi kullanılır.
  • Duyguların ifade edilmesi esastır.
  • Anlatıcı ve yazarları aynı kişilerdir. Daha çok onların ruh halleri ve duyguları anlatılır.
  • Devrik ve eksiltili cümleler sıkça kullanılır.

 DESTANSI (EPİK) ANLATIM

  • Yiğitçe, kahramanca söyleyiş tarzı vardır.
  • Tarihi olaylar ve kişiler olağanüstülük katılarak anlatılır.
  • Olağanüstü olaylar ve kişiler er alır. Tanrılar, devler, periler, cinler…
  • Kahramanların doğa üstü güçleri vardır. Bebekken konuşmaları, parlak ışıklar, konuşan dağlar, göller
  • Destansı anlatımda tarihî olay ve kişiler olağanüstü bir şekilde anlatılır.
  • Hareken bildiren fiiller ön plandadır.
  • Düz yazı ve şiir iç içe olduğu gibi şiir şeklinde olanlarda vardır.
  • Abartıya sık sık yer verilir.
  • Sözcükler mecaz ve yan anlamlarıyla kullanılır.

EMREDİCİ ANLATIM:

  • Okuyucuyu bir iş yapmaya, eylemde bulunmaya, bir davranışı gerçekleştirmeye yöneliktir.
  • Okuyucunun yapması gerekenler ve yapmaması gereken yasaklar dile getirilir.
  • Dilin işlevlerinden alıcıyı harekete geçirme işlev kullanılır.
  • Emir, telkin ve öneri söz konusudur.
  • Cümlelerde emir kipiyle çekimlenmiş eylemler hakimdir.
  • Sözcükler genellikle gerçek anlamda kullanılır.
  • Emredici anlatım şiir ve düz yazılarda karşımıza çıkar. Sosyal hayatın düzenlenmesi ile ilgili yapılması gerekenler, yapılmaması gerekenler belirtilir.

 KANITLAYICI ANLATIM:

  • Üzerinde fikir yürütülen konu ve düşüncelerin okuyucuya kanıtlanmaya (ispatlanmaya) çalışıldığı anlatım biçimidir.
  • İkna, inandırma, kendi görüşünü kabullendirmeye çalışılır.
  • Bazen de insanları belli konularda aydınlatmak için kullanılır.
  • kanıtlanacak konu bütün yönleriyle okuyucuya anlatıldıktan sonra o konu ile ilgili yazar görüşlerini kanıtlamaya çalışır.
  • Dilin işlevlerinden göndergesel işlev ve alıcıyı harekete geçirme işlevi kullanılır.
  • Sözcükler gerçek anlamda kullanılır.
  • Düşüncelerin ispatlanması için alıntılara sık sık başvurulur. uzman görüşlerinden yararlanılır.
  • Konuyla ilgili deney ve gözlem sonuçları varsa kanıt olarak kullanılır.
  • Okuyucuyu ikna etmek düşüncesini ispatlamak için okuyucuya sorular sorar.
  • Tanımlar ve açıklamalara sık sık yer verilir.
  • Nesnel anlatım kullanımı ön plana çıkar.
  • Eleştiri, makale, münazara, açık oturum, konferans gibi anlatımlarda sıkça kullanılır. Bunun dışında iddianamelerde, tutanaklarda, raporlarda da sıkça karşımıza çıkar.
  • “Elbette, şüphesiz, kuşkusuz, asla, kesinlikle vb.” sözcükleri sıkça kullanılır.

GELECEKTEN SÖZ EDEN ANLATIM:

  • Bilim kurgu gibi edebi türlerde çokça karşımıza çıkan anlatım biçimidir.
  • Fallar, burç yorumları, meteorolojik tahminlerde de bu anlatım görülür.
  • Geleceğe yönelik duygu, düşünce, hayallerin ve beklentilerin dile getirildiği anlatım biçimleridir.
  • Olandan çok olması beklenenler anlatılır.
  • Yazar gelecekle ilgili öngörülerde bulunur. Hatta öngörülerini gerçekmiş gibi anlatır.
  • Bazı eserlerde bilimsel verilerden yararlanır. Bazılarında sadece kurgu olarak verilir. Varsayımdan öteye geçmez.
  • Olmamış, olması muhtemel olaylar üzerinde durulur.
  • Olasılık ve tahmin bildiren sözcüklere sıkça yer verilir (olabilir, olasıdır, olacaktır)
  • Yazarın hayal dünyası öne çıkar.
  • Ütopyalara yer verilir (gerçekleşmesi mümkün olmayan düşüncelere).
  • Yaşanan an dışında gelecek bir zamandan bahsedilir.
  • Tarihler belirtilebilinir.
  • Gelecek zaman kipi çok kullanılır.
  • Dilin işlevlerinden göndergesel işlev ve heyecana bağlı işlev kullanılır.
  • Olay, kişiler ve yer hayal ürünü olabilir, olağanüstülük katıldığı görülür.
  • Düşsel ( fantastik) anlatıma benzer. İkisi de hayal ürünüdür.
  • Düşsel anlatımda zaman belirsiz olabilir, gelecekten söz eden anlatımda zaman kesinlikle gelecek zamandır.
  • Gelecekten söz eden anlatımda yaşanabilir varsayımlar üzerinde durulurken düşsel ( fantastik) anlatımda yaşanması mümkün olmayan olaylar anlatılır.
  • Gelecekten söz eden anlatım düşsel ( fantastik) anlatım göre daha gerçekçidir.
  • Gelecekten söz eden anlatımda yer alan olaylar gerçekleşebilme olasılığı vardır. Düşsel ( fantastik) anlatımda anlatılan olaylar asla gerçekleşmez.

DÜŞSEL (FANTASTİK) ANLATIM:

  • Masal, fabl gibi türlerde özellikle çocuk edebiyatında çokça kullanılan bir anlatım türüdür.
  • Tamamen hayal gücüne dayanır.
  • Gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylar ele alınır.
  • Kahramanlar olağanüstü özellikler taşır, gerçek hayatta olmayan varlıklardır.
  • Kahramanlar insan dışında hayvanlar, bitkiler, eşyalar ve tamamen hayal ürünü olan olağan üstü özellikte ve abartılıdır.
  • Abartama ve kişileştirmelere, intaklara sıkça başvurulur.
  • Zaman belirsizdir.
  • Mekan, olağanüstülüklerle oluşturulmuş gerçekte olmayan yerlerdir.
  • Yazarın hayal ürünüdür.
  • Di’ li ve miş’li geçmiş zaman kullanılır.
  • Düz yazı ve şiir şeklinde yazılabilir. İkisi de bir arada bulunabilir.

SÖYLEŞMEYE BAĞLI (DİYOLOG) ANLATIM:

  • Röportaj, mülakat, söyleşi, sohbet, tiyatro, masal, fabl, roman ve hikaye gibi edebi türlerde karşımıza çıkmaktadır.
  • Postmodern romanlarda monologlardan çokça yararlanılır.
  • Halk edebiyatında manilerde ”dedim”, ”dedi” li şiirlerde karşımıza çıkar.
  • Kişilerin kendileriyle ya da başkalarıyla konuşmasıyla oluşturulan anlatın tekniğidir.
  • Monolog, diyalog ve röportajlarda başvurulur. Diğer edebi türlerin bir çoğunda bu anlatımı görmek mümkündür.
  • Kişinin kendisiyle konuşmasına monolog, karşılıklı konuşmaya diyalog denir.
  • Vurgu, tonlama önemlidir.
  • Kişilerin soru cevap şeklinde konuşturulmalarına “soru yolu ile konuşma” olarak adlandırılır.
  • Konuşmaların bir sıra dâhilinde yapılması da “sıra ile konuşma” olarak adlandırılır.
  • Roman ve hikâye kahramanlarının konuşmaları da “olay tanımlama” olarak adlandırılır.

MİZAHİ ANLATIM:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir